Dirk Kuyt: Savaşçı ruhu babamdan aldım

Dirk Kuyt: Savaşçı ruhu babamdan aldım

- Bu haber 32 kez okundu.

Dirk Kuyt: Savaşçı ruhu babamdan aldım

 “Balıkçı bir aileden geliyoruz. Babam bazen pazartesi erkenden denize çıkar, eve cuma akşamı dönerdi. Onu çok özlerdik ama, evimize yemeği getiren oydu. Amansız hastalığa yakalandığında bile maçlarımı takip etmeye devam etti”



“Beni güçlü kılan, onun karakteriydi. Asla pes etmemeyi ve savaşcı ruhu babamdan aldım. Ben Katwijk’de doğdum. Evimizde öğrendiğim en önemli şey; bir şeyi başarmak istiyorsan, her şeyini vermen gerektiğiydi”



Geçen sezon sonunda Fenerbahçe ile yollarını ayıran ve eski kulübü Hollanda ligi ekiplerinden Feyenoord’a transfer olan Dirk Kuyt, ülkesinin en önemli gazetelerindenDe Telegraaf’a konuştu. Gazeteden Mike Verweij’e özel hayatıyla ilgili açıklamalarda bulunan Kuyt, özellikle babasının hayatındaki etkisinden bahsetti. İşte 35 yaşındaki oyuncunun röportajından öne çıkanlar;



‘Sıkı çalışmayı gerektirir’



“Balıkçı bir aileden geliyoruz. Hemen hemen burada her erkek, balıkçılıkla uğraşır. Babam 14 yaşından itibaren denize balık avına çıkarmış. Ailesine katkıda bulunmak için tüm şartları zorlamış, gece gündüz demeden, kötü hava şartlarında dahi denize çıkarmış. Balıkçılık, sadece sıkı çalışmayı gerektirir. Eğer balık tutacaksanız, bazen gece 3’e kadar denizde olmaya devam edersiniz.” 



‘Hayatı boyunca hep çalışmış’



“Babam bizlere daha iyi bir hayat vermek için hayatı boyunca çalışmış. Bazen Pazartesi sabahı erkenden denize çıkar eve cuma akşamları dönerdi. Onu tabii ki özlerdik fakat eve ekmeği getiren oydu, yemekleri masaya getiren ise annem. Öyle balıklar yakalayıp eve gelirdi ki, bunları asla restoranda bulamazdınız. Sık sık kızarmış balık yerdik. Adeta kral yemeğiydi. Beni güçlü kılan babamın güçlü karakteriydi. Galiba bizim genlerimizde var. Quick Boys’ta genç takımlarda forma giderken boy olarak herkesten küçüktüm ama hiç pes etmezdim. Hep, ‘Ben bu çocuğu geçebilirim, ben onu yenebilirim’ diye kendimi şartlandırırdım. Bu savaşçı ruhu babamdan aldım.” 



‘O an bir adım geri gittim’



“Bizim evde öğrendiğim en önemli şeylerden biri; eğer bir şeyi başarmak istiyorsan, her şeyini vermelisin. Brezilya’da Meksika maçında 100. kez milli oldum. Babamın da o gün ölüm yıldönümüydü. Durum 1-1 iken Arjen Robben penaltıyı kullanmamı istedi. O an nedendir bilmiyorum ama bir adım geri atmam gerektiğini düşündüm. Huntelaar kullandı ve gol oldu.”



‘Farklı bakmayı öğrendiler’



“Utrecht’te kısa sürede A takımına yükseldim. Ailem pazar günleri önce kiliseye ardından da benim maçımı izlemeye stada gelirlerdi. Futbol sayesinde hayata farklı bakmaya, benim sayemde hayatı farklı yaşamayı öğrendiler. Babam amansız hastalığa yakalandıktan sonra bile benim maçlarımı takip ediyordu. Tedavi görürken bile Almanya’ya kadar gidip, beni izlemişliği vardı. Kendisiyle birçok önemli anımız vardı. 2006’da yılın futbolcusu ödülünü alırken onu sahneye davet ettikleri anı hayatım boyunca unutmayacağım.” 



‘Seçimi bana bıraktılar’



“Doğdoğum yer Katwijk, inançlarına çok bağlı insanların yaşadığı bir balıkçı kasabası. Ben de bu şekilde büyütüldüm. Pazar günü hep birlikte kiliseye giderdik. 16-17 yaşlarında gezmeye çıkıp mutlaka gece yarısı öncesi evde olmak zorundaydım. Pazar günü bizim için önemli bir gündü. Ancak Utrecht’e transfer olurken ailem seçimi bana bıraktı. Profesyonel olduğumda pazar günleri de futbol oynamak zorundaydım. Hayallerim için bana destek verdiler ve transferim gerçekleşti.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.