"Kendimi Türk gibi hissediyorum"

Muslera: "Türkiye'de kazandığım kupalar ve yaşadığım başarılar ortada"

- Bu haber 81 kez okundu.

"Kendimi Türk gibi hissediyorum"

 Galatasaray'ın Uruguaylı kalecisi Fernando Muslera, sarı-kırmızılı takımda çok mutlu olduğunu ve uzun yıllar forma giymeyi istediğini belirterek ayrılmasının hem kendi hem de kulübünün menfaatleri doğrultusunda gerçekleşebileceğini söyledi.

Antalya'nın Belek Turizm Bölgesi'ndeki Gloria Golf Resort Hotel'de Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) tarafından düzenlenen Toros Zirvesi'nin ikinci ve son günündeki "Türkiye'de Yabancı Futbolcu Olmak" başlıklı oturuma katılan Fernando Muslera, Galatasaray'daki geleceği ve Türk futbolu ile ilgili görüşlerini aktardı. 

Türkiye'de yaşamanın tek zorluğunun dil olduğunu aktaran sarı-kırmızılı futbolcu, "Dil sorunundan başka zorluk yaşamadım. Türk insanı çok sıcakkanlı. İtalya'ya göre hem sporcu hem de kişilik anlamında geliştiğimi düşünüyorum. Türkiye'de kazandığım kupalar ve yaşadığım başarılar ortada. Galatasaray'da çok mutluyum. Onun için uzun yıllar burada devam etmek istiyorum" diye konuştu.

Sarı-kırmızılı takımla iki sezon daha kontratının bulunduğunu hatırlatan deneyimli file bekçisi, şöyle devam etti:

"Türkiye'de, İstanbul'da ve Galatasaray'da inanılmaz mutluyum. Burada kendimi evimde gibi hissediyorum. Buradaki 5 senede inanılmaz büyük başarılara imza attık. Galatasaray'da oynadığım için çok mutlu ve gururluyum. İki sezon daha kontratım var. Transfer işleri çok farklıdır. Bunu zaman gösterecek. Galatasaray'ın ve benim çıkarlarım doğrultusunda bir orta yol bulunursa belki olabilir ancak şu an bunu konuşmak çok anlamsız olur. Burada uzun yıllar kalmak istiyorum."   

Muslera, bir gün Türkiye'den ayrılınca insanların sevgisini ve ilgisini özleyeceğini belirterek, "Buradaki insanlar her zaman yardıma hazır. Nereye gidersem gideyim inanılmaz bir ilgi var. Yemek olarak kıymalı yumurtalı pideyi çok özleyeceğim. Uruguay'da bunu yeme şansım yok. Burada bol bol yiyorum" şeklinde görüş belirtti.

- "Kendimi Türk gibi hissediyorum"

Türkiye'de çok iyi karşılandığını ve kendisini bir Türk gibi hissettiğini vurgulayan Uruguaylı kaleci, "Beş sezondur Türkiye'deyim. İlk günden itibaren Türk halkı, beni çok iyi karşıladı ve bana çok iyi davrandılar. Kendimi bir Türk gibi hissediyorsam ve o sempatiyi kazandıysam bana gösterilen ilgi yüzündendir" değerlendirmesinde bulundu.

Fernando Muslera, Türkiye'de Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın arasındaki derb atmosferinin daha önce yaşadığı ülkelerde görmediğini söyledi.

Derbilerde her futbolcunun baskı hissettiğini anlatan sarı-kırmızılı kaleci, "Sadece Kadıköy'e gittiğimizde değil Fenerbahçe bize geldiğinde değil genel olarak Türkiye'deki derbilerin atmosferini hiçbir yerde yaşamadım. Galatasaray-Fenerbahçe, Galatasaray-Beşiktaş veya Fenerbahçe-Beşiktaş maçında hangi takımdan olursa olsun sahaya giren futbolcu baskıyı hissediyor. Taraftarlar devamlı aleyhinize bağırıyor. Bu baskıyla oynayabilmek kolay olmuyor" yorumunu yaptı.

- "Türkiye'nin en iyi forveti Burak"

Türkiye'deki en iyi forvetin takım arkadaşı Burak Yılmaz olduğunu belirten Muslera, "Böyle sorular bana sürekli soruluyor. Bana göre Türkiye'nin en iyi forveti Burak. Ona karşı birçok maçta oynadım ve bana goller attı. Şimdi bizimle beraber. Onunla aynı takımda oynadığım için çok mutluyum. Bazen eleştiriliyor ama bu gayet normal" şeklinde görüş belirtti.

Muslera, en çekindiği rakibinin ise Medicana Sivasspor forması giyen Aatif Chahechouhe olduğunu söyledi.

Uruguaylı kaleci, dünyanın en iyi 5 kalecisinden biri olarak gösterilmesiyle ilgili, "Bu, beni inanılmaz mutlu ediyor ve gururlandırıyor ancak benim bu konuda yorum yapmam doğru olmaz. Onun için kamuoyunun yorumlarına bırakıyorum. Beni o seviyede görmeniz mutlu eder. Dünyanın en iyisi olarak Alman kaleci Neuer'i söyleyebilirim. Ayrıca Buffon'u da unutmamak lazım" diye konuştu.

- "Taffarel ile çalışmak bambaşka"

Galatasaraylı kaleci, sarı-kırmızılı takımda kaleci antrenörlüğü yapan Claudio Taffarel'in kendisi için çok önemli olduğuna değindi.

Bir kaleci için kaleci antrenörünün önemine vurgu yapan Uruguaylı file bekçisi, şunları kaydetti:

"Geçen 5 sezonda çok önemli teknik direktörler ile çalıştım ama Taffarel gerçekten bambaşka. Bazen tesislere yorgun gelebilirsiniz ama Taffarel beni güldürüyor, neşelendiriyor. Her zaman onu güler yüzle görmek, bana, diğer futbolculara ve çalışanlara karşı yaklaşımı bambaşka. Bu da beni motive ediyor. Kalecinin işi çok zor. Antrenmanlarda 1,5 saat boyunda devamlı sağa sola atlıyorsunuz. Bunu size yaptıran kişi çok önemli. Taffarel benim için çok büyük bir şans. Benim gibi Güney Amerikalılar için Taffarel bir dünya şampiyonu. Ben de bir şampiyonla çalışıyorum."

Muslera, sosyal medyada kendisi için eğlenceli "caps"leri takip ettiğini anlatarak, "Türk insanının çok yaratıcı. Bunları her seferinde görüyorum ve ne anlama geldiğini soruyorum. Beni çok güldürüyorlar" diye konuştu.

Futbola golcü olarak başladığını kaydeden Muslera, "Uruguay'da küçükler liginde gol kralı olmuştum. Kale kesinlikle aklımda yoktu. Bir maçta kalecimiz hastalandı ve fizik olarak en uygun olduğum için beni kaleye geçirdiler. İlerleyen maçlarda da böyle devam etti. İlk başlarda hoşuma gitmemişti. Gol yedikçe ağlıyordum. Gol atmak daha keyifliydi ama sonra yavaş yavaş alıştım" ifadelerini kullandı.

Brezilya'da düzenlenen 2014 Dünya Kupası'nda Real Madridli James Rodriguez'den yediği ve turnuvanın golü seçilen golle ilgili, "Bir gol yiyecekseniz hiç olmazsa en güzel golü yiyin. 2010 Dünya Kupası'nda seçilen en güzel golü yemek de bana nasip olmuştu. Hollanda'dan Giovanni van Bronckhorst'un attığı goldü. En güzel yenildiğine göre demek ki o golü çıkarabilecek kaleci yokmuş" açıklamasını yaptı.

Muslera'nın cevabı ve toplantıyı yöneten Melih Gümüşbıçak'ın "Kısmet 2018'e diyelim" esprisi salonda gülüşmelere yol açtı.

İki gündür Antalya'da devam eden TSYD Toros Zirvesi, Muslera'ya verilen teşekkür plaketinin ardından sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.