'Milli Takım'da bir dönem sona erdi'

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, olaylı Kazakistan maçının ardından milli takım formasını Volkan Demirel'in yerine, Volkan Babacan'a teslim etmişti.

- Bu haber 4454 kez okundu.

'Milli Takım'da bir dönem sona erdi'

 EURO 2016 öncesi A Milli Takım'daVolkan Demirel'in durumu en çok konuşulan konulardan birisi haline geldi.



Milli Takım'a çağrılmaması hakkında konuşan Demirel konuyla ilgili, "Orada yaşadıklarımı, hissettiklerimi kimse bilemez. Önce ıslıklamalar oldu. “Susun” dedim. Sonra anneme, eşime, kızıma çok ağır küfürler edildi. Ben o kafayla zaten oynayamazdım. Takıma hiçbir faydam olmazdı. Bu nedenle çıktım. Bu kararım kimine yanlış kimine doğru gelebilir ama ben doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım. Bu kararımdan dolayı hiç pişman değilim. Ve özür dilenecek bir durum olduğunu da düşünmüyorum.  Kimse özür dilememi beklemesin. Bilhassa medya. Çağırılıyor muyum, çağırılmıyor muyum? Bitti.  Kimse başka bir şey aramasın. Ben çağırılsam gideceğim oynayacağım, çağırılmazsam da saygı duyup çalışmaya devam edeceğim." açıklamasını yaptı.



Volkan Demirel'in bu sözleri sonrası Fatih Terim'in tavrı merak konusu olurken ilk ipucu bugün Milliyet Gazetesi'nde yer aldı...



Herkes Volkan Demirel'in EURO 2016 kadrosuna çağrılıp çağrılmayacağını merak ederken Milliyet Gazetesi'nin milli takımı takip eden tecrübeli muhabiri Bilal Meşe bugün köşesinde konu ile ilgili flaş gelişmeyi duyurdu.

İşte Bilal Meşe'nin yazısı:



Volkanlar Bitmez!



Volkan Demirel’in kumaşının ipek mi, saten mi olduğunu tartışacak halimiz yok. Kalitesi, kalede güvenli duruşu, tecrübesi harika, bu özelliklerine gıkımız çıkmaz. Ne var ki, söz konusu Milli Takım olunca, işte burada durun!

 

Kazakistan maçı öncesinde yaşananları ne Volkan unutur, ne de biz! Ona yapılanları onaylamak mümkün değil. Demirel, içgüdüsel bir tepki gösterdi ve oynamak istemedi ki, bize göre yanlış. Hadi duygularına fren koyamadı, oynamak istemedi, bunun savunulur  tarafı var.

 

Peki, aracına binip evine gitmesinin doğruluğunu kim savunabilir? Hem kaleyi terk edeceksin, hem de stadı, artı takım arkadaşlarını da yalnız bırakacaksın! Tepkiye tamam, ama eve gitmene hayır!

 

Dönelim bugüne... Efendim Fransa biletini aldık, doğru... Ancak bu olağanüstü başarıyı yakalama adına Fatih Terim’in, ay-yıldızlı futbolcuların ne çektiğini bir Allah bir de biz biliriz. Öyle uçurumun kenarlarından değil, her yönüyle ‘tuş’ olmuş bir takıma yeniden hayat vermek, mangal gibi yürek ve de yetenek ister.

 

Kimine göre bu bir ‘mucize’, kimine göre müthiş bir başarı... Bize göre mi? Mucize değil arkadaş, alın teri, alın teri. Çalışmanın, inanmışlığın bir zaferidir Milli Takım’ın finallerde yer alması. 13 maçtır yenilmeyen bir armadadan söz ediyoruz, bu başarıyı tesadüf ya da mucizelere bağlamak emeğe haksızlıkların en büyüğüdür.

 

Peki, Volkan uzun soluklu ve de zorluk derecesi yüksek maçlarda neredeydi? Terim hocanın kadroya almadığını öne sürenler olabilir. Acaba Terim’e bunun gerekçesi hiç soruldu mu? Hayır! Bakın bir oyuncu gelip size, “Hocam beni Milli Takım’a bir daha almayın” derse, siz ne yaparsınız?



Babacan’a helal

 

Terim’in felsefesini, prensiplerini anlatmaya gerek yok. İster takımında oynasın, ister oynamasın, yeter ki o futbolcuya inansın-güvensin.Yaşına, başına bakmaz, alır oynatır, örnek o kadar çok ki...

 

Bu başarıda Terim’den tutun da, futbolcularına, ekibine, doktoruna, masörüne, malzemecisine kadar herkesin bir katkısı var. Bu başarı da bir milim katkısı olmayanların, çıkıp ortaya konuşma hakkı olabilir mi? Hele hele en kritik süreçte arkadaşlarını yalnız bırakmak hiç mi hiç olmaz!

 

Bu negatif tabloyu ‘özür’ de kurtarmaz! İsveç ve Avusturya maçlarına kendi isteğiyle katılanlar var. Birisi taaa Çin’den, üstelik sakat, oynamayacak kalkıp geliyor. Bir diğeri 40 derece ateşle yattığı yatağından kalkıyor, kampa katılıyor, çıkıp frikikten golünü de atıyor. Bunun adı sevgidir, güvendir, takımdaşlık duygusudur, finallere gitme arzusudur.

 

Evet, bir Volkan’dan çıkalım, diğer Volkan’a uzanalım... Volkan Babacan’a helal olsun, Terim’in güvenini boşa çıkarmadı. En kritik süreçte görev aldı, eleştirilere kulaklarını kapattı, kalesinde asla birileri gibi teslim bayrağını çekmedi! Hatalı gol yemeyen kaleci mi var, dostlar?

 

Milli Takım’da artık Volkan Demirel dönemi kapanmıştır, Volkan Babacan devri başlamıştır. Biri gelir, biri gider, bu ülkede Volkan’lar bitmez. Bu forma kimsenin tapulu malı değildir, hak eden giyer, hepsi bu kadar!

Anahtar Kelimeler:
Milli TakımFutbolSpor
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aslan 9 ay önce

Anakufur

Avatar
Ismail akyuz 9 ay önce

Dik durum,biryerlerin megafonlugunu yapmayın,bu yasa geldiniz hala muhabir olanağınız sözcü olarak kaldınız...

Adam takım arkadaşının ağzına silah soktu ve,ötesi varmı,o neden şimdi milli takımda,sen o zaman nerdeydin...
Adam olun,adam...kimse salak değil..